Kripto Savaşları – Candan BÖLÜKBAŞ

Candan Hocanın istihbarat teşkilatları ve kriptolar üzerine yazmış olduğu makaleyı aşağıda bulabilirsiniz.

Kriptografi internette dahil olmak üzere tüm dijital ortamlarda verilerimizin güvenliği, bütünlüğü ve gizliliği için yaygın olarak kullanılan bir metod. SSL/TLS, IPSec VPN ve PKI yaygın olarak kullanılan ve son kullanıcıların da hayatında olan kripto ve güvenlik katmanlarıdır. Son kullanıcılar için oldukça kullanışlı olsada, tüm verilerimize erişmek isteyen “Five Eye (FVEY)” üyesi ABD, İngiltere, Kanada, Yeni Zellanda ve Avusturalya istihbarat birimleri için pek de kullanışlı (!) sayılmaz. Kriptolu trafiğin içerisinde ne olduğunu görmek ve kişisel verilere erişmek isteyen FVEY siber istihbarat birimlerinin (NSA, GCHQ, CSEC, GCSB, ASD) yıllardır kriptografiye karşı savaş açmış olduğunu 28 Aralık 2014’te Edward Snowden tarafından yayınlanan yeni belgelerle bir kez daha görmüş olduk.

Yayınlanan belgelerde aşağıdaki alanlar başta olmak üzere aktif bir şekilde gizliliğin ihlal edildiğini görebiliyoruz;

Kripto algoritmalarının ve kriptolu belgelerin farklı yöntemlerle şifresinin çözüldüğü,
Kriptolu iletişim için kulanılan SSL/TSL katmanlarının zayıflatılarak kriptosunun çözüldüğü,
Alt seviye kriptolu iletişim için kullanılan IPSec VPN yönteminin ilk kurulumu esnasında trafiğin manipüle edilerek güvenliğinin zayıflatıldığını ve şifresinin çözüldüğünü,
Kriptografi algoritmalarına müdahale edilerek ilgili algoritmanın FVEY üyeleri tarafından çözülebilecek şekilde olmasının sağlandığı,
Kullanıcı trafiğini anonimleştirmek için kullanılan Tor ve benzeri servislerin içerisine sızarak, anonim trafiklerin kime ait olduğunun tespit edilmeye çalışıldığını,

Kripto saldırıları için BLUESNORT, LONGHAUL, SCARLETFEVER projeleri ve bunları bir çatı altında birleştiren BULLRUN projesi başta kriptolu iletişim olmak üzere VoIP, Skype, anahtar değişim sistemleri, SSH ve webmail gibi daha birçok güvenli (!) iletişim yöntemlerini hedef alıyor.

Kriptolu iletişim katmanları için İngiliz GCHQ istihbarat birimi “Flying Pig” adında bir veritabanında hemen tüm servislere ait kripto algoritmaların analizini ve açıklığını tutmakta. Kanada istihbarat birimi CSEC ise SSL/TLS kullanımını analiz ederek bu katmanların şifresinin çözülmesine yönelik çalışmalar yürütmekte. Tabiki NSA de SSL/TLS katmanlarının açıklıklarını tespit edip başta Debian SSL olmak üzere yıllardır kriptolu trafiğin şifresini kırmakta. İstihbarat birimleri kripto katmanlarını TURMAOIL, TUMULD, KEYCARD, EXOPUMB, NUCLEON ve XKEYSCORE gibi birçok proje ile kırmayı başardı. Tabi bunlar sadece Snowden tarafından açığa çıkarılan projeler, daha birçok proje olduğunu tahmin etmek zor değil.

SSL/TLS kripto katmanlarındaki bilinen kırılganlığa alternatif olarak geliştirilen alt seviye kriptolu iletişim yöntemlerinden IPSec/SSL VPN’de FVEY istihbarat birimleri tarafından hedef alındığı yine Snowden belgelerinden anlaşılmakta. VALIANTSURF, GALLANTWAVE, SPIN9, MALIBU, TURMOIL-APEX ve POISENNUT projelerinin ana amacı PPTP, IPSEC, SSL, SSH ve VPN gibi protokollere ait kriptolu trafiği çözmekti. Yıllardır yürütülen bu projelerle başta NSA olmak üzere birçok istihbarat biriminin alt seviye güvenli protokolleri dahi çözümledikleri anlaşılmakta.

Merkezi güvenliğe alternatif olarak bağımsız kullanıcılar tarafından geliştirilen kayıt-dışı-mesajlaşma (Off-the-Record OTR Messaging) ve oldukça-iyi-gizlilik (Pretty-Good-Privacy PGP) yöntemleri de FVEY tarafından hedef alınmış durumda. OTR ve PGP istihbarat birimlerinin direkt kontrol edebileceği kişiler/kurumlar tarafından değil de açık kaynak kod geliştiricileri tarafından geliştirildiği için FVEY ekibinin burada biraz zorlandığı ve kriptolu trafiği açamadığını Snowden belgelerinde görmekteyiz 🙂 Ancak istihbarat birimlerinin DISCOROUTE, BLACKPEARL, TOYGRIPE ve TREASUREMAP gibi birçok proje ile bu yöntemi kırmak için çalıştıklarını belirtmek isterim.

Kriptolu trafiğin bir şekilde çözülebileceği ihtimaline karşı iletişim trafiğini anonimleştirmek iyi bir fikir. Bu alanda başta Tor network’ü olmak üzere anonim proxy/VPN servisleri hatta JonDonym servisi yine istihbarat birimleri tarafından mercek altında. Proxy ve VPN servisleri NSA tarafından takip edilebilir durumda ancak Tor network’ü için henüz kesin bir çözüm bulunabilmiş değil. Potansiyel birkaç manipülasyon ve çıkış noktalarını yakalama yöntemleri üzerinde çalışıyorlar ancak henüz Tor network’ünü %100 takip edebilmekten çok uzaktalar. Tor destekçilerine ‘Candan’ teşekkürler.

İstihbarat birimleri ve kişisel gizlilik arasında devam eden kripto savaşları oldukça çekişmeli devam etmekte. FVEY üyeleri SSL/TLS, VPN ve kripto algoritmalarını çözebilme yolunda büyük ilerleme kaydetse de, gizlilik destekçileri PGP, OTR ve Tor gibi çözümlerle NSA, GCHQ, CSEC, GCSB, ASD birimlerini atlatmayı başarabilmekte. Sızacak yeni belgelerle FVEY üyeleri bu güçlü yöntemlere karşı bir çözüm üretebilmişler mi hep birlikte göreceğiz.

28 Aralık 2014 ta yayınlanan Snowden belgelerinin tamamı bu adreste bulabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın